Kışlık
Ekmek Yapımı Yaz ve baharda sık sık yapılan yufka ekmek, kış aylarında hava şartları nedeniyle sık sık yapılamaz. Sonbaharın sonlarında çokça yufka ekmek bahara kadar yenir, kış ekmeği yapılacak evde hazırlıklar yapılır. Hamur yoğrulmasından başlayarak ekmek yapımının her safhasında kadınlar arasında bir yardımlaşma olur. Bu kadınlar ekmek yapacağı gün sabah ezanı ile gelirler. Evin hanımı, gelini, kızı sabaha kadar yatmaz hamur yoğururlar. Leğenlerle yoğurulan hamurlar beze denilen küçük toplar haline getirilirler. Ekmek yapılan yerlere ekmeklik veya örtme denir. Ekmeklikte ekmek tahtası, oklavalar, pişirgeç hazırlanır. Tandır yakılır.
Kışlık ekmek yapımı, gece geç saatlere kadar
devam eder. Ekmek yapmaya gelenlere yemek vaktinde yemeleri
için börek içi hazırlanır. Ya soğanlamaya, ya yumurtalı, yada
peynirli börektir. Soğanlama herkes tarafından çok beğenilen
ve bilhassa dışardan gelenlerin mutlaka yemek istedikleri bir
börektir. Soğanlama yapmak için dometes, biber, soğan,
kıyma... gibi şeyler doğranır. Açılan yufkanın içerisine
konularak pişirilir. Yufka ekmek yapılan her evde mutlaka
soğanlama yapılır. Yapılan bu börekler mevsimine göre çeşitli
meyvelerle (Kavun, Karpuz, Üzüm...) sıcak sıcak, taze taze
yenir. Ayrıca tandır çok yandığı için ateşi bol olur. Ateş
boşa gitmesin diye ev sahibi ve komşular kelle, güveç,
işkembe... gibi şeyler hazırlayıp tandıra koyarlar. Kış için
büyük dert olan kış ekmeği sıkıntısı bitmiştir. Soğuyunca üst
üste |
|
|
"Köme"
Âdeti |
|
|
| |
Bulgur
Yapımı
![]() |
Bulgur Türk insanının baş yiyeceğidir. Bulgur basit görüldüğü kadar hazırlanması da zahmetli bir yiyecektir. Bulgur yapımı için alınan buğday, büyük bağ leğenlerin yahut kazanlarında alevli ateşle kaynatılır. Sonra kuruması için genişçe ve güneş alan bir yerde bez yahut kilimler üzerine serilir. Tavuklar ve başka hayvanlar zarar vermesin diye başında beklenir. Kaynatılan bulgurdan komşulara da verilir. Taze sıcak bulgurun içine ceviziçi karıştırılarak yemesi çok güzel olur. Kuruma işi bazen birkaç günde ancak olur. Kuruyan bulgur "Sohu Taşı" (Dibek) denilen içi oyuk taşlarda büyük tokmaklarla dövülür, bulgur dövme işi zor olduğundşn mahallenin gençleri toplanıp döğerler. Bulgur iki, üç hatta dört tokmakla birlikte doğulur. Bulgur döğerken türküler söylenir, çeşitli yiyecekler yenir çoğu zaman bulgur ak |
YEMEKLERİ
Mantı (Kesme Mantı):
Una yumurta katılarak hamur
yapılır. Tuz ilave edilir. Hamur yuvarlak bezi yapılır. Oklava veya
merdane ile açılır. Hafif kurumaya bırakılır. Açılmış olan ve biraz
kuruyan hamur üstüste konup ince dilimler halinde kesilir. Kesilen
mantılar kurutulur. Pişirmesi ise makarna gibi olur. Suyu kaynatılır
ve biraz tuz atılır. Mantı kaynayan suda haşlanır ve suyu süzülür.
Önceden hazırlanan sarımsaklı yoğurt ile iyice karıştırılır. Sonra
bir başka kapta üzerinin sosu hazırlanır. Sos yağ, bolca domates,
biber, kıyma, ile yapılır. Sosun karabiber, pul biber ve maydanoz
ekilir. Sarımsaklı yoğurt ile karıştırılmış mantının yine üzerine
sos dökülerek servise hazır hale getirilir.
Yoğurt Çorbası:
Yarma denilen döğme buğdayla yeşil
mercimek, biraz haşlanmış nohut güzelce yıkanır. Süzme yoğurt ile
bunlar iyice karıştırılır. İçine bir yumurta kırılır. İki kaşık
kadar un katılır. Çok az ayçiçek yağı damlatılır. Mevsimine göre
içine yaş veya kuru nane atılır. Bunlar iyice karıştırılır. Biraz su
ilave edilir. Kaynayıncaya kadar karıştırılır. Devamlı
karıştırılmazsa çorba kesilebilir. Çorban ateşe konunca içine
patates, domates, yeşil biber, patlıcan atılır. İlkbaharda
temizlenmiş kenger atılır. Çorba piştikten sonra başka bir kapta
kuru nane ile yağ hafif kavrulup çorbanın üzerine dökülür ve servis
yapılır.
Haşirde:
1 kg. un, 1/2 kg. şeker. Tereyağ ile Un
kavrulur. Şeker un ile karıştırılır. Üstünü kaplayacak şekilde soğuk
su ilave edilip karıştırılarak suyunu çekinceye kadar pişirilir.
Biraz tereyağ ilave edilip çok az tuz atılıp biraz daha pişirilip
ocak kapatılır. Sonra tereyağ eritilip üstüne dökülür. On onbeş
dakika dinlendikten sonra servis yapılır.
Gendeme (Kemikli Et):
Yarım kilo kuşbaşı et tencereye
konur. Suyu çekinceye kadar ateşte pişirilerek soğan doğranır. Biraz
yağ ilave edilerek, pişinceye kadar beklenir. Daha sonra domatesi ve
biberi ilave edilip çok miktarda su konur. Yarım kilo yarma ilave
edilirse iki kilogram su konur, tuz ilave edilip yarma dağılacak
duruma gelinceye kadar pişirilerek servis yapılacak hale
getirilir.
Mangır Çorbası:
Yeşil mercimek suda hoplanır. Sonra
küçük kare biçiminde kesilmiş çorbalık mantı ilave edilip pişirilir.
Eli biraz yakacak şekilde soğutulup servise hazırlanır. Diğer
taraftan sarımsak dövülüp süzülmüş yoğurt ilave edilir. Önceden
hazırlananlar
Soğanlama: 250 gr. tereyağ, 1 kg
kıyma, 2 kg. kuru soğan, 1 kg. domates 100 gr. sivribiber, pul
biberi, maydanoz, kara biber ve biraz da salça. Tereyağ, kuru soğan,
kıyma ve sivri biber ateşte öldürülür. Sonra domates tuz baharat,
maydanoz ilave edilerek iç hazırlanır.
Hamuru: Un,
tuz ve su ilave idelerek normal yumuşaklıkta hamur haline getirilir.
Limon büyüklüğünde beziler alınır. Börek tepsisi büyüklüğünde
açılır. Yukarıda hazırlanan içten alınan bir yemek kaşığı iç açılan
yufkanın yarısına yayılıp üstü diğer kısmı ile kapatılır. Sac
üzerinde pişirilir. Üzümle yemesi güzel
olur.
Pelte: 1/2 kg. un-250 gr. tereyağ-250 gr.
pekmez. Un yağ ile pembeleşinceye kadar kavrulur. Biraz su ile
pekmez ilave edilir, karıştırılarak suyunu çekinceye kadar
pişirilir. Biraz tuz ilave edilip ateşten indirilir. Tabaklara
konduktan sonra üzerine tereyağ eritilirek dökülür. Üzerine ceviz
ezilip dökülebilir.
OYUNLAR
Koca Oyunu:
Azap denilen (yüzü is yahut kazan karasıyla
siyahlatılmış birisi) kadın gibi giydirilmiş iki erkek, köy (veya
mahalle) odasına getirtilir. Koca denilen ihtiyara teslim edilir.
Bir ara azap dışarı çıkınca, def ve kaşıkla "Menevşe biter, bahar,
yaz geldi aman aman"türküsü söylenerek azap oynatılmak istenir. Azap
önce razı olmaz. Sonunda razı edilir. Oyun devam eder. Azap'ın
sırtına kalın bir baş yastığı bağlanır. Odada bulunanlardan bazıları
ellerine değnek alarak, azap daha hızlı oynasın diye sopalarla
vurmaya başlarlar Bilhassa düğünler de bu oyun oynanır.
Odun Getirme Oyunu:
Düğün ekmeği yapmakta kullanılacak
odunları oğlan tarafı bağlardan toplayıp getirirler. Düğünevi düğün
ekmeğini yapmaya başlar. Yapılan yağlı çörekler yenir ve bir kişi
tarafından kız evine yağlı ekmek gönderilir. Bazen bazlama adı
verilen çörekler, yaşlı, saygın bir kişi tarafından odalardaki
misafirlere verilir. Sonra Mahalli türkülerle tef ve kaşık çalarak
gençler oynatılır.
Kelle Atma Oyunu:
Bu oyun daha ziyade yarışma şeklinde
olur. Düğüne gelen gençler, koyun veya sığır kellesini yüksek bir
damın üzerine atmaya çalışırlar, kelleyi dama atamayanlar atan
tarafa ziyafet çeker. Ziyafetten sonra türküler söylenerek
eğlenilir.
Demir Atma Oyunu:
Kelle atma oyunu gibidir. Düz sokakta
iki takım halinde gençler yarışırlar. Demiri en uzağa atanlar galip
gelir, ötekilerine ziyafet çektirirler. Gençler daha sonra
eğlencelerine sıra türküsü ile devam ederler
As-Kes Oyunu:
Düğünlerde gelin gelip gerdeğe
girdiğinin ertesi günü yapılır. Güveye bey adı verilir. Beyi seven
arkadaşları bir araya toplanır. Beyin iki zaptiyesi bulunur.
Zaptiyeler bir ağaca ip bağlayıp boğazlarına silah asarlar. Odanın
tavanına adam asmak için ip bağlanır. Ve sudan bahanelerle şikayet
edilen adamı yargılar ve asılması için emir Verirler, suçlu
kurtulmak için para, kuzu ziyafeti vs. vaadinde bulunup, kurtulur.
Toplantıda bulunanlara ziyafet verilir, yiyip içildikten sonra oyun
ve eğlence devam eder.
Sin-Sin Oyunu:
Düğün birinci ve ikinci gecesi oynanır.
Köyün veya mahallenin gençleri toplanıp, ortaya ateş yakarlar. Ateş
sönmesin diye gazyağı veya yanık yağı dökülür. Bazen de eski lastik
yakılır. Gençlerden biri ateşin etrafında sırtı ateşe dönük
vaziyette davul ve zurnanın çaldığı havaya uygun ritmik hareketlerle
dönmeye başlar. Başka bir genç elinde kayışla yahut tekme ile ona
vurmak için atılır. Önceki genç kendisine vurdurmamak için kaçar,
sonradan oyuna giren genç ateşin etrafında aynı hareketleri yapar.
Oyun böylece devam edip gider. Bu oyunun en önemli özelliği hem
ritmik hareketlerdeki beceri, hem de rakibi olan oyuncuyu saf dışı
etmektir.
Kayın Gitme:
Düğünün ikinci gününün akşamı kız evinin
gençleri, oğlan evine kayın giderler. Bunun için gündüzden oğlan
evine haber gönderilir. Akşam gençler bir araya toplanıp, oğlan
evine varırlar. Oğlan evi gelen gençlerin sayısına göre sofra
hazırlarlar. Oğlan evinin gençleriyle birlikte yenilir, türküler
söylenip çeşitli oyunlar oynanır.
Bulgur Dövme:
Bir evin yıllık bulgur ihtiyacı ekseriya
sert buğdaydan (şahmandan) yapılır. Kaynatılan bulgur, serilir,
kurutulur. Buğdayın dışındaki kabuğun soyulması için soku adı
verilen oyuk taşın içinde tahta tokmaklarla dövülür. Bir çok yerde
sokunun ismi dibektir. Köyün veya mahallenin gençleri bir araya
gelip, sokuda bulguru döverler. Bulgur sahibi, gençlere çeşitli
yiyecekler ikram eder. Bulgur döven, gençler birbirlerini yormak
için yarışırlar. Yorulan genç pes eder.
Güreş
Tutma:
Bazı düğünlerde oğlan evinin gençleri ile kız evinin
gençleri arasında güreş müsabakaları yapılır. Yenilen taraf, galip
gelen tarafa ziyafet çeker.